Ne idüğü belirsiz bir takibin ortasındaki halka olarak, ne nereye gidebileceğimi seçebiliyor ne de kovalamaktan (ya da kaçmaktan) vazgeçip durabiliyordum. Önümde elinde saksı ile -galiba benden- kaçan, arkamdakinin elindeki su şişesi değil… Hoş, neden bu konumda olduğuma dair hiç bir fikrim yok ama belki de delicesine koşmaktan hastalıklı bir zevk alacağım şahane bi aksiyonun dibindeyim.
Hatırlamadığım için sadece söylenmekle yetiniyorum. İnsanlar bir nefes alma terapisi yaparlar sıklıkla söylenirken. Koca dünyaya saldığım küçücük nefes, o kadar da büyük bir yük değildir umarım.

Köşeyi görene kadar koşarım. Gerisi kaldırım taşları kerim
.