BİSİKLETLER VE BİR TÜRLÜ YIKILAMAYAN DÜZEN

Herkese selamlar

Bisikletler kurduğumuz bütün sistemi yavaş yavaş yok ediyor. Sağ şeritleri, toplu taşıma araçlarımızı ve hatta ölümümüzü yavaş yavaş yavaşlattıkları gibi.

Buradan herkese açık bir çağrı yapacağım, gidin ve kendinize bir araba alın. Araba almak öyle kötü bir şey değildir, hatta biraz aktivizimdir, kendini keşfetmektir. Öfkenizi nasıl kontrol altına alacağınızı öğretir ve sizi uzakdoğu savunma sporları öğrenmek konusunda teşfik eder. Üstelik bunun için aylarca Hindistan’a doğru pedal çevirmenize de gerek yoktur. Araba pedalı ile bisiklet pedalı arasındaki en büyük fark nedir biliyor musunuz? Birini kullandığınızda -tüm diğer icatlarımız gibi- işimiz kendiliğinden hâllolur ve sıkı durun… Evet, kolayca ilerlemeye başlarsınız, hem de terlemeden!

Daha önemlisi toplum için faydalıdır. Arabanıza yaptırdığınız sigorta, toplumun garantörü olan sigorta şirketlerini geliştirir. Sigortacılığın gelişmesine yatırım yapmış olursunuz. Sigortacılığı hâlâ önemsiz bulan var mı aranızda? Kaybettiğin şeyleri hatırla ve yeniden düşün. Sigortalara çok para verirseniz, sigorta şirketleri sizden 3-5 kuruş tırlaklamak uğraşından çıkar, yüksek sermayeleri ile finans yatırımı yapmaya başlarlar ve böylece bir gün, başımıza bir şey geldiğinde, bize vaad ettikleri paraları ödeyebilirler.

Artık üzerinizdeki şu cimriliği atın. Bu cimrilikle insan ölemez bile. Otoyola, köprüye biraz para ödeyin artık. Geçmediğinizde zaten ödüyorsunuz, üzerine biraz daha koyun efil efil geçin köprülerden. Yoksa kim ödüyor? Ben tabii ki. Bir insanın üzerine bu kadar gelmeye kimsenin hakkı yok. Gelecekseniz de arabayla gelin.

Buradan çıkışta hemen gidin, bir araba alın ve burada aldığınız alkolle çevirmeye yakalanın. Bir ülkenin vergilerden hemen sonraki en büyük gelir kaynağıdır cezalardır. Ceza yediğine hâlâ şaşıran biri var mı çevrenizde, asla yok. Neden? Birincisi araba kullanmayı hiç bilmiyoruz, ikincisi azıcık nakite sıkışmıştır ülke, ne var yani, herkesin başına gelebilir. Bu ülkeyi galiba acilen sigortalatmak lazım.

Petrol dünyanın hâlâ en büyük sorunlarından biri, aşamıyoruz bir türlü. Ve bilin neden aşamıyoruz bu sorunu… Çünkü bisiklet kullanan benciller var aramızda. Petrol sorunu bitmiyor çünkü petrol bir türlü bitmiyor. Artık anlamalıyız ki konu teknolojik gelişim falan değil. Götüm götüm bitirmeye çalışıyorlar petrolü. Buzdolabındaki reçel kavanozu gibi düşüneceğiz bu sorunu. Kavanozu artık temizlemek ve kaldırmak mı istiyoruz? O zaman o reçelin bitmesi lazım. Elimizi taşın altına koyma vakti geldi. Bunu geleceğimiz için yapmalıyız. 

Motosiklet kullanan var mı aramızda? İyi başlangıç ama daha çok çalışmanız lazım.

Hey bisikletliler. Ben her gün biraz daha kanser olurken sizin güzel bacaklarla ortalıklarda gezmeniz beni çok yoruyor. Bisiklet sürmek yorucu sanıyorsanız yanılıyorsunuz, asıl zorluk taş bedenlilerle aynı ortamlarda takılmaktır. Trafikte sıkışmış arabamda herkes gibi Instagtram’a giriyorum ve o vücutlar beni oldukça yoruyor.

Bir de “Ben yürüyorum ya…”cılar var. Onların buraya gelmeden, kapının önünde ucuz bira atıp girenler olduğuna yemin edebilirim. Kim gelmeden bira içti? Yürüyerek geldiniz değil mi? İnsanlığın katilisiniz. Tebrikler.